9 Aralık 2019, Pazartesi

Hakkımızda

MANŞETLERİMİZİ ÖZGÜRCE ATMAYA GELİYORUZ !

Türkiye, her alanda olduğu gibi gazetecilik alanında da karanlık bir dönem yaşıyor. Yüzlerce meslektaşımız iktidarın yanında değil, halkın haber alma hakkı çerçevesinde hakikatin haberciliğini yaptıkları için cezaevlerinde. Dünya’da en fazla gazetecinin tutuklu bulunduğu ülke Türkiye… Basın özgürlüğünün geldiği nokta, ülkenin uçurumun kenarında olduğunun kanıtı niteliğinde. Basın özgürlüğü indeksinde Türkiye 2018 yılı itibariyle 180 ülke arasında 157. sıraya gerilemiş durumda. Ancak ülkemizdeki mevcut iktidar, hapishanede hiçbir gazeteci olmadığı ve Türkiye’de basının özgür olduğunu iddia ediyor. Ve hukuksuzca tutukladığı meslektaşlarımızı ‘terör’ suçlamasıyla damgalamaya çalışıyor.

Ve bizler yıllarca sokaklarda, alanlarda tek işi gazetecilik olan muhabirler olarak bu karanlık tabloya bir mum yakmak için yola çıktık. Her daim susturulmaya çalışılan, hapse atılan, sürgüne zorlanan bizleri yine susturamadılar. İşte yine birlikteyiz ve bir yola çıkıyoruz. Her zaman bir yolunu bulup doğruları yazmaya devam ettik. İçerde ve dışarda yürütülen savaş politikalarına, öterileştirmelere, asimilasyona, yok saymaya, doğanın talanına, kadının tutsak edilmiş hayatına, çocukların karartılan geleceğine, işçinin-emekçinin çalınan alın terine karşı sessiz kalmadık, bundan sonra da kalmayacağız.

Yeri geldi işsiz kaldık, yeri geldi kendimizi ifade edecek mecra bulamadık ama biz gerçeğin peşinde olmayı her zaman başardık. Gazete yoksa internete, internet yoksa duvarlara yazdık ama asla pes etmedik. Çünkü biz gazeteciliği maddi kaygılarla ya da bir yerlere yaranmak için değil, kamu yararına ve halkın haber alma hakkına ulaşması için yaptık.

İşte şimdi biz sahadan gelen gazeteciler olarak yeni bir yola çıkıyoruz. Türkiye medyasının tamamen tekelleştiği ve muhalif basına nefes aldırılmadığı bir dönemde mücadeleye omuz vermek istiyoruz. “Biz varız ve var olmaya devam edeceğiz” diyerek manşetlerimizi özgürce atmaya geliyoruz. Basın etiği ve ilkeleri dışında hiçbir baskı ve denetim mekanizmasına bağlı olmadan gazeteciliğimizi yapmaya geliyoruz…

Bizler, medyanın büyük karteller aracılığı ile tekelleştirilmek istenmesine karşı geliyoruz, bizden öncekiler gibi halkların çıkarını gözeterek geliyoruz, özgür habercilik anlayışını sürdürmeye çalışan bir grup emekçi olarak yola çıkarak geliyoruz. Türkiye’de tekelleştirilen yaygın medyanın ürettiği yalan ve talan düzenine karşı çıkmak için geliyoruz, , ötekinin, hor görülenin, haksızlığa uğrayanın, zulme maruz kalanin sesi olmak için geliyoruz… Tarafsız değil, doğrudan taraf olmak için geliyoruz… Mazlumun yanında zalimin karşısında olmak için geliyoruz… Gazetecilik temel ilkelerinden taviz vermeden, halkın haber alma hakkını koruyarak, kimseden icazet almadan, toplumun sesinin daha gür çıkmasını amaç edinerek geliyoruz… Gerçeği her fırsatta daha fazla yaygınlaştırma ve halkların gerçeğe ulaşması için geliyoruz.

Kendimize Robin Hood’lar demediğimiz gibi kurtarıcılarınız da değiliz. Sadece bir gerçeği bile karanlıktan çıkarıp size ulaştırabilmeyi başarırsak, özgür geleceğe birlikte bir adım daha yaklaşacağımıza inanıyoruz.

Özgürlük, direnç, umut, dayanışmayla…